Yaşar Haber

SON DAKİKA

6.8’lik Sivrice Depreminin Elazığ ve Malatya merkezinde daha az bir şiddette meydana gelmesine rağmen çok büyük yıkımlara sebebiyet verdiğini dile getiren Jeoloji Mühendisleri Odası, ağır hasarın sebebinin, denetim ve kalite eksikliği olduğuna dikkat çekti. Cumhuriyet Savcılarına çağrıda bulunan oda, sorumluların biran önce yargı karşısına çıkarılıp hesap vermesi gerektiğine vurgu yaptı

Bu haber 11 Şubat 2020 - 14:35 'de eklendi ve 2 views kez görüntülendi.

6.8’lik Sivrice Depreminin Elazığ ve Malatya merkezinde daha az bir şiddette meydana gelmesine rağmen çok büyük yıkımlara sebebiyet verdiğini dile getiren Jeoloji Mühendisleri Odası, ağır hasarın sebebinin,  denetim ve kalite eksikliği olduğuna dikkat çekti. Cumhuriyet Savcılarına çağrıda bulunan oda, sorumluların biran önce yargı karşısına çıkarılıp hesap vermesi gerektiğine vurgu yaptı

41 vatandaşımızın ölümüne, bin 600 vatandaşımızın yaralanmasına ve 10 binin üstünde binanın ağır hasar görmesine yol açan depremin yankıları sürüyor. Deprem felaketinin ardından devlet ve millet kenetlenerek yaraları sarmaya devam ediyor. Ağır hasarlı binalar boşaltılıyor, mağduriyetler gideriliyor, gerekli önlemler alınıyor ancak göz ardı edilen bir durum var. O da bilançoyu bu kadar ağırlaştıran sonuca sebebiyet verenler için henüz bir yaptırım uygulanmamış olması…

Jeoloji Mühendisleri Odası, bu noktada bir açıklama yaparak, Cumhuriyet Savcılarını harekete geçmeye çağırdı. O da yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; “İçişleri Bakanlığı AFAD Başkanlığı tarafından yapılan açıklama ve ekte yer alan rapordan da anlaşıldığı üzere, Elâzığ’da yer alan 2301 no’lu istasyonda yapılan ölçümde en yüksek deprem ivme değerinin doğu-batı yönünde 149.838 gal olduğu belirlenmiştir. Söz konusu raporda Elâzığ merkezde ölçülen 149.838 gal ivme değeri dikkate alındığında, ağır hasar gören çoğu binanın mevcut deprem düzeyine göre hasar görmemesi gerektiği düşünülmektedir. Oysa yukarıda da belirtildiği üzere Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yüksek oranda bina hasarlarının tespit edilmiş olması, hasar gören binaların etüt ve proje müelliflerinin, denetim süreçleri içerisinde yer alan fenni mesullerin, bu binalara ruhsat veren yetkililer ile müteahhit firmalarının görevlerini yapmadıklarını açıkça göstermektedir. Gerek 3194 sayılı imar kanunu, gerekse 4708 sayılı yapı denetimi hakkındaki kanun, yapı üretim süreçlerinde görev alan ve ruhsat eki etüt ve projelerin hazırlanmasını gerçekleştiren proje müellifleri, fenni mesuller, müteahhit firma ve ruhsat veren kurumların sorumluluklarını tek tek tanımlamış durumdadır. Ancak depremin üzerinden onbeş günü aşkın süre geçmesine rağmen, Cumhuriyet Savcıları harekete geçmemiş, yapı üretim ve denetim süreçlerinde yer alan tek bir kişi hakkında soruşturma açılmadığı görülmüştür.

HASARIN 4 NEDENİ

İçişleri Bakanlığı AFAD Başkanlığı tarafından açıklanan raporda belirtilen deprem ivme değerleri baz alındığında, bu oranda çok sayıda binanın hasar görmemesi gerektiği düşünülmektedir. Binaların yıkılması veya bu oranda ağır hasar görmesinin temel dört nedeni olduğu bilinmektedir. Bunlara sırası ile bakacak olursak; Zemin araştırmalarının tanımlanan standartlara göre yapılmaması veya denetlenmemesi, Taşıyıcı sistem yapısı ve geometrisinin standartların ve uygulama mevzuatının öngördüğü ölçütlere göre yapılmaması veya yaptırılmaması, Yapıda kullanılan malzeme ve işçiliğin günün öngördüğü standartlarda yapılmaması, Fenni mesul ve ruhsat veren kurumların kontrol ve denetim hizmetlerini gerçekleştirmemesinden, kaynaklandığı bilinmektedir.

“CUMHURİYET SAVCILARINI GÖREVE DAVET EDİYORUZ”

Bu kapsamda; Elazığ-Sivrice’de meydana gelen Mw: 6.8 büyüklüğündeki depremin odak üssü baz alındığında, Elazığ şehir merkezine kuş uçuşu yaklaşık 35 km mesafede olmasına rağmen toplamda 11.319’u aşkın binanın ağır hasar görmesi, 41 yurttaşımızın yaşamını yitirmesi, 1600’ü aşkın vatandaşımızın yaralanmasına neden olduğu görülmektedir. İnşa tarihi itibariyle o günün norm ve standartlarına göre binaların inşa edilmemesi nedeniyle hasar görmelerine sebebiyet veren müteahhit firmalar, etüt ve proje müellifleri, fenni mesul ve ruhsat veren kurumlarda sorumluluğu bulunan kişilerin tek tek belirlenmesi, sorumlular hakkında soruşturma açılarak gerekli yasal işlemlerin başlatılmasına, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca ağır hasarlı olduğu tespit edilen her bir bina için sorumluların ortaya çıkarılması ve vatandaşlarımızın mağduriyetinin önlenmesi amacıyla Cumhuriyet Savcılığına kamusal sorumluluğu gereğince suç duyurusunda bulunması gerektiği, Elazığ ve Malatya’da konutları hasar gören her bir vatandaşımızın sorumluların ortaya çıkarılması, bundan sonra olası bir depremde vatandaşlarımızın can ve mal güvenliklerinin sağlanmasına yardımcı olmaları amacıyla Elazığ ve Malatya’da evleri yıkılan veya hasar gören vatandaşların kendi yapılarının ağır hasar görmesine neden olan ve görev ve sorumluluklarını yerine getirmeyen, etüt ve projeleri günün norm ve standartlarına göre hazırlamayan, kontrol ve denetim görevini yapmayan, malzeme ve işçilikten çalarak vatandaşlarımızın yaşamını yitirmesine, yaralanmasına neden olan kişilerin görev ve sorumluluklarını eksiksiz olarak yerine getirmelerini sağlamak amacıyla “yurttaş inisiyatifi” üstlenerek Cumhuriyet Savcılıklarına suç duyurusunda bulunmaları, gerektiği düşünülmektedir.

Sonuç olarak; deprem sonrasında herhangi bir sorumlunun bulunmadığını kabul etmemiz mümkün değildir.  Tüm sorumlular ortaya çıkarılıp yargılanmadan, yapı üretim ve denetim süreçlerini tanımlayan kanun ve yönetmelikler sadece yazılı belgeler olarak kağıt üstünde kalıp hakkıyla yerine getirilmeden bir sonraki depremde de ülkemiz insanı yaşamını yitirmeye devam edecektir.”

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.